Türkiye’nin ‘araba’ yolculuğu

Türkiye’nin ‘araba’ yolculuğu

Türkiye'nin devrim arabalarıyla başlayan araba üretimi fikri, iktidara gelen bütün hükümetlerin propaganda malzemesi oldu. Lakin geldiğimiz nokta itibariyle fikir hep söylemde kalıyor.

Y kuşağı online tehdide maruz kalıyor
ABD, kanlı ticarette yine lider
Olağanüstü durumlarda, devlet birey, birey birey ilişkisi

Tarih 1960’lardan sonra. Bu tarihlerden sonra  Amerikan silikon vadisinde yeni yeni bilgisayar prototipleri ortaya çıkmaya başlamıştı. Bilgisayar piyasasının başını IBM çekiyordu. O dönem teknoloji o kadar hızlı ilerliyordu ortaya yeni yeni bilgisayar devleri çıkıyordu. IBM’e rakip olarak o dönem Compact isimli firma çıktı. IBM bilgisayar piyasasına o kadar hakimdi ki, o dönem üretikleri bilgisayarların vidasından tutun, klavye tuşuna kadar herşeyini patentlemişti. Bu şekilde başka rakiplerinde ortaya çıkmasını engelliyordu. Nitekim o dönem ürettikleri bilgisayarı, IBM’in ürettiği bir  bilgisayarının bir kopyasını ürettiği için Compact firmasına yüklü miktarda ceza kesilmişti. Compact firmasının yapması gereken tek bir şey vardı, daha önce yapılmamışı yapmak. Bu şekilde patent sorunundan da kurtulmuş olacaktı.

HEP SÖYLEMDE KALIYOR
Bu bahsettiğim olay 50-60 yıl önceki hadise. Yıl olmuş 2020 biz hala kendi arabamızı niye üretemiyoruz diye soruyoruz. Türkiye’de iktidarların sürekli gündeminde olur, yerli araba yapmak. Bu millete anlatırken de çok kolay ve basite kaçınca toplum büyük bir beklenti içine giriyor. Lakin yerli ve milli araba yapmak hep söylemlerde kalıyor. Arabayı araba yapan temel nokta motordur. Motor size ait olmadığı zaman yerli araba yapmış olamıyorsunuz. Ancak böyle bir kaç yılda bir medyaya yapılmış portatifler servis edersiniz. Motor piyasasını elinde bulunduranlar belli. Onlardan bağımsız bir şey yapmanız imkansız. Çünkü günümüz fosil yakıtlı araçlarda kullanılan motorların hepsi patentli. Siz aynı motoru üretmeye kalktığınız zaman tıpkı IBM’in Compact’a açtığı milyon dolarlık davalarla karşılaşırsanız. Kendi motorunuzu yapmadığınız taktirde üreteceğiniz araba atsız bir at arabasına benzer. O arabayı yürütmeniz için sürekli at satın alırsınız.
FİRMALARIN BASKISI
Kaldı ki Türkiye’de şuan dünyanın en büyük markalarından olan 9 araba firması üretim yapıyor. Bunların oluşturduğu baskı yüzünden de üretim yapılamıyor. Çünkü bu firmalar istihdam ve vergi kartlarını iyi kullanıyorlar. Yerli arabayı üretmeye başladığınız zaman bu firmalar operasyonlarını sonlandırma, işçi çıkarma ve ya üretimi azaltmaya yönelik hamleleri kullanabilir. İşte bu bu baskının da farkında olan hükümetler hiçbir zaman araba yapmaya kalkışamadı.
TRENİ KAÇIRMAMAK LAZIM
Fosil yakıtlı araç üretiminde gemiyi çoktan kaçırdık. Şuan dünya hibrit araçların ve yapay zekayla çalışacak araçların üretimi ve patentleriyle uğraşıyor. Bizim dünyayı iyi takip edip pozisyonu ona göre almamız gerekiyor. Yoksa 50-60 yıl sonra dünya bambaşka araç modellerini üretmiş ve A’dan Z’ye patentlerini almış, bizde bu araçların benzerini üretmeyi konuşuyor olacağız.

YORUMLAR

WORDPRESS: 0
DISQUS: 0