Suriye İç Savaşı’nın kronolojisi

Suriye İç Savaşı’nın kronolojisi

Arap Baharı Aralık 2010 tarihinde Tunus'ta hükümet karşıtı gösteriler başlamıştı. Gösteriler Suriye de dahil olmak üzere Arap Dünyasına yayılmıştı. Mısır, Tunus, Yemen ve Libya'da devrim yaşanmış ve diğer Arap ülkelerinde hükümet değişiklikleri, anayasal değişiklikler, sosyal ve politik hayatta köklü değişimler görülmüştü.

Cihatçı örgütlerin yeni eylem alanı Afrika
Bizi gelecekte hangi teknolojiler bekliyor?
Corona virüs ile ilgili tehlikeli senaryolar

Suriye’deki iç savaş, Ocak 2011 tarihinden itibaren küçük gösteriler halinde başlayıp büyüyerek, yolsuzluğa ve insan hakları ihlallerine karşı bir sivil başkaldırı olarak başlamıştı.

GÖSTERİLER ŞİDDETE DÖNÜŞTÜ

Temmuz ayına gelindiğinde ülkenin pek çok şehrindeki gösteriler, hükümet güçlerinin kanlı bir şekilde bastırması sonucu, olaylar daha da büyümüş ve ufak çaplı çatışmalar yerini muharebelere bırakmıştı. Sonucunda, on binlerce insan hayatını kaybetmiş ve milyonlarcası da göç etmek durumunda kalmıştı.

YPG’DEN ÖZERK KANTONLAR

2012 ve 2013 yıllarına gelindiğin de ise ülkede tablo değişmişti. Bu yıllar muhaliflerin avantajı ele geçirdikleri yıllar olmuşlardı. Muhalifler, Şam’a birkaç km’ye kadar yaklaşmışlar, Halep’in ise büyük bölümünü ele geçirmişlerdi. Humus şehir merkezinde de sert çarpışmalar yaşanmıştı. Kuzey ve Doğu Suriye büyük bir oranda rejimin elinden çıkmıştı. YPG Afrin, Kobani ve Haseke’de özerk kantonlar ilan etmişti.

Halep

MUHALİFLER DIŞ DESTEĞİ KAYBETTİ

2014 yılına doğru zaman ilerledikçe muhaliflerin dış desteği büyük oranda kaybetmesi ve aralarında çatışmaya başlaması, rejimin ilerlemeye başladığı bir dönem olmuştu. Şam şehir merkezi büyük oranda güvenlik altına alınmış, Hama ve Humus kırsalı büyük oranda muhaliflerden temizlenmiş ve Lazkiye yolu güvence altına alınmıştı. IŞİD, kuzey ve doğudaki bölgelerin çoğunu ele geçirmişti.

İŞİD’E DARBE

Tarih 2015 yılını gösteriyordu. IŞİD’e yönelik başlatılan hava bombardımanlarıyla örgütün eski gücünü kaybetmesi ve muhaliflerin kendi aralarında pek çok bölgede işbirliğine gitmesi ile rejim ilerleyişi durdurulmuş, İdlip şehir merkezini rejimden almış ve İdlip kırsalını büyük oranda rejimden temizlemişlerdi.

ESAD REJİMİNE RUSYA’NIN DESTEĞİ

Eylül 2015’te ise Rusya sahneye çıkıyordu. Rusların başlattığı hava saldırıları ile birlikte muhaliflerin lehine olan güç dengesi aleyhine bozulmaya başlamıştı. Aynı yılın sonuna gelindiğinde ise Rusya, İran ve pek çok Şii milisin Suriye rejimine desteğini artırdığı bir dönem olmuştu. Muhalifler ise Batı’dan aldığı desteği büyük oranda kaybetmişti.


Doğu Guta

ULUSLARARASI GERGİNLİK

2016 yılında Esad rejimi ve ona yardım eden diğer müttefik ülkeler Halep kırsalında hem muhaliflerden hem de IŞİD’den pek çok yerleşim bölgesini geri almıştı. Aynı zamanda Türkmen Dağı’nın büyük bölümü de ele geçirilmişti. Bunun üzerine Türkiye ve Suudi Arabistan kara operasyonu ihtimalini görüşmüş, bu durum İran ve Rusya arasında uluslararası gerginliğe yol açmıştı. Ayrıca IŞİD, Suriye’nin kuzeydoğu kırsalında YPG’ye, güney kırsalında ise Suriye muhalefetine karşı pek çok bölgeyi kaybetmişti. Yine aynı yıl Türk Silahlı Kuvvetleri ve Özgür Suriye Ordusu, Fırat Kalkanı Harekatı’nı başlattı. Suriye’nin kuzeyinde 2 bin 55 kilometrekare alan, DEAŞ’tan temizledi.

DİPLOMASİ KANALLARI

Şiddetli savaş sürerken diplomatik kanlarda açık tutulmaya çalışılıyordu. Ocak 2017 Türkiye ve Rusya’nın girişimiyle ilk Astana toplantısı yapıldı. Astana süreci sayesinde, bir seneden sonra Cenevre’de rejim ve muhalefet arasında görüşmeler yeniden başladı. Sene boyunca yapılan 9 toplantı sonuçsuz kaldı.

İNSANİ KRİZ

Ekim 2017’ye gelindiğinde, YPG/PKK, DEAŞ’ı Rakka’dan ve Deyrizor’un büyük kısmından çıkararak ülkenin yaklaşık üçte birine yayılmıştı.  1 ay sonra Rejimin Doğu Guta ablukası sıkılaştı. Yüz binlerce sivil iç savaşın en büyük insani krizini yaşadı.

Suriyeli mülteciler

ZEYTİN DALI HAREKATI

2018’in ilk ayı Türkiye, Afrin’deki terör örgütleri YPG/PKK-DEAŞ’a karşı Zeytin Dalı Harekatı’nı başlattı. Şimdiye kadar bin 100 kilometrekareden fazla alan terörden arındırıldı. Aynı ay, Soçi’de Ulusal Diyalog Kongresi düzenlendi. Anayasa Komitesi kurulma kararı alındı. Sonraki aylarda Doğu Guta’dan zorunlu tahliyeler yapıldı. Bölge rejimin eline geçti.

Mayıs 2018’de Başkent Şam tümüyle rejimin kontrolüne girdi. Devam eden aylarda ülkenin güneyindeki iller, Ürdün ve İsrail sınırı, tümüyle rejimin eline geçti.

17 Eylül 2018: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rus mevkidaşı, İdlib’deki ateşkesi koruma altına alan Soçi mutabakatını imzaladı.

DEAŞ’LILARIN AKIBETİ

19 Aralık 2018: ABD, Suriye’deki güçlerini çekeceğini duyurdu. Bunun üzerine güvenli bölge, ABD’nin YPG/PKK’ya sağladığı silahların geri alınması konuları tartışılmaya başlandı. Sonrasında YPG/PKK ve ABD, Fırat’ın doğusunda kalan son DEAŞ bölgesini ele geçirdi. Böylece DEAŞ varlığı, yalnızca rejim kuşatmasındaki bölgede kaldı. ABD Başkanı Donald Trump’ın Avrupa ülkelerine, ele geçirilen DEAŞ mensubu vatandaşlarını geri alma çağrısı, söz konusu ülkelerin bu konudaki hazırlıksızlığı ve isteksizliklerini ortaya çıkardı. YPG/PKK’nın serbest bırakmak için anlaşmalar yaptığı DEAŞ’lıların akıbetinin ne olacağı konusu gündeme oturdu.

Suriye’nin son siyasi haritası

İDLİB GERGİNLİĞİ

Şubat-Mart 2019: Rejim ve destekçisi İran’ın komutasındaki gruplar, ‘İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi’ne saldırılarını yoğunlaştırdı. Askeri muhalif kaynaklar, rejimin garantörü Rusya’nın da hava saldırılarına eşlik ettiğini rapor etti.

2020’nin ilk ayları: Rusya ve Esad rejiminin İdlibi’i ele geçirmek için başlattığı operasyonlar şiddetli çatışmalara sahne oldu. Muhalifleri destekleyen Türkiye, İdlib’den yeni bir göç dalgasının önüne geçmek için Esad rejimine karşı savunma ve saldırıya geçti. Şehitler verdiğimiz bu çatışmalar neticesinde rejim güçlerinden de binlerce asker öldürüldü. İdilib’deki gerginliği azaltmak için hem Rusya hem de batı ülkeleriyle yoğun bir diplomasi trafiği yürütülüyor.

YORUMLAR

WORDPRESS: 0
DISQUS: 0