MUTLAK GÜÇ:                            Bir diktatörün anatomisi

MUTLAK GÜÇ: Bir diktatörün anatomisi

Diktatör sistemlerde her zaman aynı yol izlenir. Toplumlarını sert yöntemlerle idare eden bu liderlerin ortak özelliklerine baktığımız zaman karakter ve kişiliklerinin zamanla değiştiğini görüyoruz.

Çin, vatandaşlarını kontrol altına alıyor
Yeni parti kurmak çözüm mü?  
İzlanda’da öncelik insan mutluluğu olacak

KİLİT NOKTA: SABIR

Mutlak gücün sağlanması için mutlak bir sadakat gerekli. Halkın onları sevmelerini isterler. Aslında liderler ülke yönetmez. Etrafındaki kişilerden bilgi alır. Kararlarını da etrafındaki bu kişiler aracılığıyla uygulatır. Bu liderler psikolojik testlerle, psikolojik olarak gerçeklikle bağ kurabilir. Ancak çevresindeki kişiler iyi bir nedenle liderlerini eleştirmekten uzak ve sadece liderlerinin duymak istediği ve duymaya ihtiyaç duyduğu şeyleri söyleyen dalkavuklardan oluşuyorsa lider politik olarak gerçeklikten uzaklaşır. Lider de bir yerden sonra, her şeyi sadece kendisinin yapabileceğine inanmaya başlar. Ülkeyi sadece kendisinin kalkındırabileceğini düşünür ve kimsenin bir diyemeyeceğine inanır. Örneğin zamanında Hafız Esed, Suriye’ye herkesten daha çok uzak olmuştur. Kimseden fikir almamıştır. Kabine üyelerini gecenin bir yarısı arayıp azarlamıştır. Bu liderlerin çevresindeki kişilere baktığınız zaman, liderlerini sürekli övenler ve liderlerinin en iyisi olduğunu söylerler. En nihayetinde lider de buna inanır. Bu liderlerin tek özelliği yıkıcı olmaları değil. Hakkaniyetli ve sevilen bir kişi olmayı da isterler. Ancak inandıkları tek şey sevildiklerine inanmaları.

Beşar Esad

TOPLUMSAL İMAJ

Bir diktatörün toplumsal imajı çok önemli. Halkı için ideal bir süper kahraman olmak zorunda. Her zaman genç, sağlıklı ve iyi giyinmeli. Halkının her zaman olmak isteyeceği ama asla olamayacakları türde birisi olmalıdır. Bunlar kibirli hatta kendilerini tanrı kadar güçlü ve önemli gören kişilerdir.

SORUNLARI AYNI

Diktatörler belirli dönemlerde komplolar hazırlarlar. Dünyanın karanlık tarafına çoktan bulaşmışlardır. Diğer yandan kesinlikle aptal değiller. Oyunlarını çok dikkatli bir şekilde oynarlar. Entelektüel derinlikleri yoktur. Bütün diktatörlerin sorunu aynı. Çoğunun üniversite diploması dahi yoktur. Hiç okumamışlardır.

Hüsnü Mübarek

DEVASA YAPILAR

Kendine saygısı olan bir diktatör bir sarayı olmadan asla yaşayamaz. Hatta birkaç tane sarayı olmadan… Gücü temsil eden ve iyi bir etki yaratan en etkili sembolik araç, saraylar yani büyük yapılardır. Her şeyin çok büyük olması lazım. Kudretli olduğunuz mesajını iletme konusunda çok sayıda ikincil araçlar olabilir… Ancak bunun gibi çok büyük yapılar, ‘Ben çok geniş bir toprağa ve çok büyük bir kalabalığa hükmediyorum ve ben çok önemli bir kişiyim” demektir. Hava atmak tüm diktatörler için bir hayat tarzıdır.

GÜVENLİK YA DA KAOS

Irak’ta yaşamışsanız ve Suriye’deki iç savaşı görmüşseniz veya Ortadoğu’da toplumların nasıl çöktüğüne tanık olmuşsanız, yerlerinden edilip mülteci hale getirilen milyonlarca insanın çektiklerini görmüşseniz ve bunlardan bir kısmı ülkenize gelmişse, belli bir istikrara sahip olduğunuz için şükredersiniz. Bu istikrar için de belli özgürlükleri feda etmeye hazır olursunuz. Bu durum diğer ülkeler için de geçerli. Çatışmalar neticesinde insanlar güvenlik arayışında. Diktatörlerin tam da söyledikleri şey: Sizde istikrar verebiliriz. Güvenlik yada kaos, onların yolu buydu. Yolsuzluk, ekonomi, din dahil her şeyi kullanabilirler.  

Yemen

MEDYANIN KONTROLÜ

Mutlak güç, bütün medya üzerinde mutlak bir kontrol gerektirir. Gazete ve televizyonlar çok yakında izlenip kontrol edilir, internet de sansürlenir. Televizyon yöneticileri her zaman bir kanaldan diğerine yönlendirilir. Bu kaynaklar genellikle ülkenin yönetim kısmı olur. İşin en başındaki adam onaylamadığı sürece, haber noktasında sürekli sansür olur. Özellikle devlet yayın organlarına baktığınız zaman, ülkeyi yöneten kişinin mutlaka çok iyi bir iş yaptığını görürsünüz. Diğer gazete sahipleri de yaptıkları iş konusunda en ufak bir fikir sahibi değildir. Ancak işin ilginç olan kısmı buna inanan iyi eğitimli kesimin de olduğu gerçeği. Çünkü buna inanmak isterler. Bu toplumun çocuklaştırılmasının bir bölümüdür. Bu diktatör rejimlerde ülkenin en tepesindeki ismi ve silahlı kuvvetleri eleştiremezsiniz. Bu açık bir kural olmuştur. Bunun dışında her şey serbesttir. Ancak toplum kendi kendine bir sansür mekanizması geliştirir. Uzun zaman baskı altında yaşamanın verdiği bir korkunun bir sonucu. Örneğin çok önemli bir olay yaşanmıştır ama bütün televizyonlar ülkenin başındaki kişi ile ilgili haber servis eder.

Medya Sansürü

EMNİYET GÜÇLERİ

Ortadoğu’daki diktatörlük sisteminde her zaman herkes bir birini yoklar. Bu işin bir parçasıdır. Diktatörler, çoklu, ayrı ve zıt emniyet güçleri kurarlar. Zamanında Mısır’ın devrik lider Hüsnü Mübarek buna bir örnektir. Devlet güvenlik güçleri. muhalefeti kontrol ederdi. Merkezi güvenlik güçleri, hükümet binalarını, temsilcilikleri ve halk etkinliklerini kontrol ederdi. Askeri istihbarat, Mısır’ın sınırlarının hem içinde hem de dışında ulusal güvenlikten sorumluydu. Bu kurumların hiç biri diğerinden üstün değildi. Hepsi doğrudan Cumhurbaşkanına bağlıydı ve ona rapor veriyordu. Bu takibin nedeni düşmanlarınızı, size sadık olmayanları ve size karşı bir komplo hazırlamakta olanları bulmaktı.

Şili

ULUSUN BABASI

Kendilerini ulusun babası olarak görmeleri ve burada yaşayanları halkı değil aynı zamanda çocukları olarak görürler.  Örneğin: Mısır ve Libya’nın devrik liderleri Hüsnü Mübarek,  Muammer Kaddafi gibi isimlerde geçerliydi. Ülkede yaşayan halklarının kendilerini sevdiklerini ve her zaman koruyacaklarını düşünürler.  Halklarını çocuklaştırırlar ve her zaman öyle kalmalarını isterler. Halklarına uslu durdukları sürece dayak yemeyeceklerini hissettirirler. Çünkü kendilerine sadakat borçlu olduklarını düşünürler.  Zamanında Hüsnü Mübarek kendini Arap dünyasının lideri ve bilge adamı olarak görmesi bundandır. Başka liderlerinin gelip kendilerine danışıp fikir istemelerini severler.

YORUMLAR

WORDPRESS: 0
DISQUS: 0