DATAİZM
Haber
28 Kasım 2020 - Cumartesi 12:04 Bu haber 72 kez okundu
 
DATAİZM
"Daha iyi bir sağlık hizmeti karşılığında kişisel verilerinize erişim izni verir misiniz?" 2018 yılında Yuval Noah Harari, Davos'taki konuşmasında 'Veri'nin öneminden bahsetmişti ve önümüzdeki süreçte en büyük kavganın sağlık alanında olacağını ifade etmişti.
DİĞER Haberi
DATAİZM

İsrailli tarihçi ve yazar Yuval Noah Harari’nin 2018 yılında düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’ndaki konuşmasını takip edenler bilir. Harari’ye ayrılan oturumda ana tema ‘Veri’ydi. Geleceğe yönelik projeksiyon tutan Harari, gelecek nesillerin beyinler ve zihinlerin tasarımını öğreneceğini ve bunlar ekonominin, 21. yüzyıl ekonomisinin ana ürünleri olacağını ifade etmişti. Harari, buna ‘Veri’ye sahip olanlar karar vereceğini söyleyerek şunları söylemişti:

‘Veri’yi kontrol eden sadece insanlığın değil yaşamın kendisinin de geleceğini kontrol edecek. Çünkü bugün veri, dünyadaki en önemli servet. Antik çağda arazi en önemli servetti. Çok fazla toprak birkaç elin hükmü altındaydı ve insanlık aristokratlar ve halk tabakası şeklinde ikiye ayrılmıştı.

Daha sonra modern çağda son iki yüzyılda en önemli ekonomik varlık olarak makineler toprağın yerini aldı ve çok fazla sayıda makine birkaç elin hükmüne girdiğinde yine insanlık, kapitalistler ve emekçi sınıflar olarak ikiye ayrıldı. Şimdi ‘Veri’ en önemli servet olarak makinelerin yerine geçiyor. Birkaç elin hükmündeki çok fazla ‘Veri’ ile insanlık sınıflara ayrılmayacak. ‘Tür’lere farklı türlere ayrılacak.

Şimdi ‘Veri’ neden bu kadar önemli? Önemli, çünkü öyle bir noktaya ulaştık ki, sadece bilgisayarları hacklemiyoruz, insanlığı ve diğer organizmaları da hackleyebiliyoruz. Bilgisayarları, e-posta hesaplarını, banka hesaplarını ve cep telefonlarını hacklemek ile ilgili bugün çok fazla tartışma var. Ama aslında bizler insanoğlunu hackleme yeteneğini kazanıyoruz. Şimdi insanoğlunu heklemek için neye ihtiyacınız var? İki şey gerekli: Çok fazla bilişim gücüne ihtiyacınız var ve bol miktarda veriye ihtiyacınız var, özellikle biyometrik verilere. Ne satın aldığım ya da nereye gittiğime dair veriler değil, bedenimde ve beynimin içinde neler olduğuna dair veriler.

Bugüne kadar hiç kimse yeterli “bilişim gücüne” ve insanları heklemek için yeterli ‘Veriye’ sahip olmadı. Sovyet haber alma teşkilatı ya da İspanyol engizisyonu sizi her yerde 24 Saat takip etmiş olsa, yaptığınız her şeyi izlemiş olsa ve söylediğiniz her şeyi dinlemiş olsalar bile yine de vücudunuzda ve beyninizde olanları anlamaya çalışmak; nasıl hissettiğinizi ne düşündüğünüzü ve ne istediğinizi anlamak için yeterli bilişim gücü ve gerekli biyolojik bilgiye sahip değillerdi. Fakat değişen şudur; iki eş zamanlı devrim yüzünden bir yandan bilgisayardaki gelişmeler, bilim ve özellikle makine öğrenimi ve yapay zekânın yükselişi bize gerekli bilişim gücünü veriyor ve aynı zamanda biyolojideki ilerlemeler ve özellikle beyin bilimi alanındaki gelişmeler bize gerekli biyolojik anlayışı da vermektedir.

Öncelikle bizi, bizim kendimizi anladığımızdan daha iyi anlayan bir algoritma var. Arzularımızı tahmin eden, duygularımızı manipüle eden, hatta bizim adımıza karar alabilen ve eğer dikkatli olmazsak netice dijital diktatörlüğün yükselişi olabilir.

21 Yüzyıl'da yeni teknolojik devrimler ve özellikle yapay zekâ ve makine öğrenimi, sarkacı ters yönde salabilir, dağıtılmış veri işlemelerinden çok daha etkili bir şekilde merkezileştirilmiş veri işlemleri yapabilirler. Ve eğer demokrasi bu yeni koşullara adapte olamazsa İnsanlar bir dijital diktatörlüğün yönetimi altında yaşamaya başlayacak ve şimdiden tüm dünyada sadece otoriter rejimlerin değil aynı zamanda demokratik hükümetler tarafından çok daha fazla sofistike sürveyans rejimlerinin oluşturulduğunu görüyoruz. Örneğin ABD küresel bir gözetim sistemi inşa ederken, vatanım olan İsrail Batı Şeria'da topyekûn gözetim rejimi oluşturma çabasında. Ancak verilerin kontrolü insan elitlerinin sadece dijital diktatörlük kurmaktan daha radikal bir şey yapmalarına olanak sağlayabilir. Elitler organizmaların müdahale ederek onları hekleyerek yaşamın geleceğini yeniden tasarlama yetkisini kazanabilir. Çünkü bir şeye müdahale ettiğinizde, onu heklediğinizde, genellikle o şeyin mühendisliğini de yapabilirsiniz ve eğer gerçekten müdahale-hekleme ve mühendislikte başarılı olursak bu sadece insanlığın tarihinin en büyük devrimi değil 4 milyar yıl önce yaşamın en başından bu yana en büyük biyolojik devrim bu olacak. 4 milyar yıldır yaşam oyununun temel kurallarında kökten bir değişim 4 olmadı. 4 milyar yıldır yaşamın tamamı, dinazorlar, amipler, domatesler, insanlar… Yaşamın tümü doğal ayıklanma yasalarına tabi oldu ve organik biyokimya yasalarına. Ancak bu şimdi değişmek üzere. Bilim evrimin yerini doğal ayıklanma ile akıllı tasarım ile değiştiriyor. Bulutların üstündeki tanrının akıllı tasarımı değil, bizim akıllı tasarımı ve bulutlarımızın akıllı tasarımı. IBM bulut, Microsoft bulut. Bunlar evriminin yeni itici güçleri aynı zamanda.

Peki, veriler, verilerin mülkiyeti nasıl düzenlenir? Arazinin mülkiyetini düzenleyen geçmiş 10.000 yıllık tecrübemiz var. Endüstriyel makine sahipliğini düzenleyen birkaç yüzyıl tecrübesine sahibiz. Ancak veri mülkiyetini düzenleme konusunda pek deneyime sahip değiliz. Doğal olarak bu çok daha zor, çünkü toprak ve makinenin aksine veriler hem her yerde aynı zamanda hiçbir yerde. Veriler ışık hızıyla hareket edebilir ve istediğiniz sayıda kopyalayabilirsiniz. DNA’mız, beynimiz, vücudumuz ve hayatımız hakkındaki veriler de öyle. “Bu bana mı ait, bazı şirketlere mi, hükümete mi ait, ya da, belki de insan topluluğuna.” Şu anda büyük şirketler verilerin çoğunu elinde tutuyor. İnsanlar bu konuda gittikçe endişeleniyor.”

Harari bu konuşmasından sonra moderatörün soru cevap bölümüne geçip şunları söyledi: “Bence dünya çok çok küçük bir gruba ayrıldı. Söz konusu olan şeyin ne olduğunu anlayan insanlar ve enstitüler ve geride kalan büyük çoğunluk; sadece sıradan insanlar değil politikacılar, iş adamları bile gerçekten bilmiyorlar. Evet, onları veri hakkında bir şeyler duymuşlar: veri koruması, siber saldırılar, birisi benim banka hesabı bilgilerini çalmış, gibi ama söylediğim gibi bunlar buzdağının tepesi. Benim tahminim söylediğin gibi bilmiyorum ama şunu tahmin ediyorum; Google, Facebook gibi bazı büyük koorperasyonlar, olağan şüpheliler onlar neyin söz konusu olduğunu anlıyorlar ve ayrıca bazı hükümetlerin, özellikle de Çin hükümetinin söz konusu şeyin ne olduğunu anladığını düşünüyorum. Ama kesinlikle çoğu insanın hiçbir fikri yok. Olay şu, şunu netleştirelim. Olay, biyometrik veri! Anahtar bu. İnsanlar veri hakkında düşündüklerinde, onlar çoğunlukla “nereye gideceğim”, “ne alacağım” gibi şeyleri düşünüyorlar. “Hacking” dendiği zaman onlar bilgisayarları düşünüyorlar. Yapay Zekâ (AL) ile makinenin öğrenmesini düşünüyorlar. Yaşam bilimi, beyin bilimi gibi denklemin diğer tarafını unutuyorlar. Beyin bilimi bizlerin beyne erişimini sağlıyor. Aslında gerçekten de hacklemeye çalışan kişi, beyni hacklemeye çalışıyor, bilgisayarı değil.

İster Amerika, ister İsrail ya da Çin’de olsun hala olay sosyal medya, benim mobil telefonum, nereye gittiğim, kredi kartımla ne aldığımla ilgililer. Hala içime girebilecek teknolojimiz yok, ama belki sahip olduğumuz teknoloji ile 5 yıl 10 yıl sonra bu olacak. Çok uç bir örnek vermek gerekirse, diyelim ki Kuzey Kore'de yaşıyorsunuz, bedeninizin içinde neler olduğunu sürekli takip eden bir bilezik takıyorsunuz ve odadan içeri giriyorsunuz ve duvarda asılı olan liderin resmine bakıyorsunuz. Bilezik, bu resme baktığınızda beyninizden, kan basıncınızdan neler olduğunu o kişi hakkında ne hissettiğinizi öğreniyor. İşte dijital diktatörlük dendiğinde anlatılmak istenen şey tam bu.”

Veri değiş tokuşu hakkında da açıklamada bulunan Harari, sağlık alanına dikkat çekti. Harari, “Belki de bu noktada en önemli değişim (değiş-tokuş) ‘Sağlık Hizmetleri’ olacak. Bugün bahsettiğimiz en önemli şey mahremiyet. Yani mahremiyet ile sağlık arasındaki değiş-tokuş. Daha iyi bir sağlık karşılığında, beyninizdeki ve bedeninizdeki olup bitenlerin bilgisine erişilmesine izin verir misiniz? Benim tahminim bu noktada sağlık kazanacağını yönünde. İnsanlar sağlıkları için mahremiyetlerinden vazgeçebilirler ve belki de birçok yerde seçenekleri de olmayacak. Eğer bedenlerinin içinde olup bitene, erişime izin vermezlerse sigortalanamayacaklar” dedi.

Kaynak: (İHA) - İhlas Haber Ajansı Editör: Hakan Yakın
Etiketler: DATAİZM,
Yorumlar
Haber Yazılımı